Malatya GündemiMalatya ve çevresinden seçilen yeni başlıklar burada görünür.
Malatya Habercisi işaretiMalatya HabercisiMalatya ve çevresinden günün doğrulanabilir gelişmeleri
MALATYA / HABER MASASIAra ⌕
Dünya

Husilerin Suudi Arabistan Saldırısı Sonrası Mekke İttifakı Tartışmaları

Yemenli Husilerin Suudi Arabistan'a düzenlediği saldırı, Mekke Savunma İttifakı'nın işleyişini ve Türkiye ile Pakistan'ın olası askeri yükümlülüklerini gündeme getirdi.

HABER ARAÇLARI
Husilerin Suudi Arabistan Saldırısı Sonrası Mekke İttifakı Tartışmaları
Husilerin Suudi Arabistan Saldırısı Sonrası Mekke İttifakı Tartışmaları
REKLAM ALANI · ARTICLE_TOP
Yemen'deki İran destekli Husiler, 8 Eylül tarihinde Suudi Arabistan'ın enerji tesislerini ve sivil altyapısını hedef alan kapsamlı bir saldırı gerçekleştirdi. Onlarca insansız hava aracı ve füzenin kullanıldığı saldırılar sonucunda 73 kişinin yaralandığı Riyad yönetimi tarafından açıklandı. Bu gelişme, bölgedeki güvenlik dengelerini ve Suudi Arabistan'ın ortaklık kurduğu Mekke Savunma İttifakı'nın işleyişini yeniden tartışmaya açtı.

Saldırıların ardından Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, 9 Eylül'de yaptığı açıklamada, Mekke Savunma İttifakı'nın kurucu anlaşmasına atıfta bulunarak, bir üye devlete yapılan saldırının tüm müttefiklere yapılmış sayılacağını belirtti. Asif, Suudi Arabistan'a yönelik saldırıların devam etmesi durumunda ittifakın devreye gireceğini ve bu sürecin Türkiye'yi de kapsayacağını ifade etti. Pakistanlı bakan, bu yapının üçlü bir anlaşma olduğunu vurgulayarak, herhangi bir üye devletin hedef alınması halinde ortak bir karşılık verileceğini savundu.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise saldırıları en güçlü şekilde kınadığını duyurdu. Bakanlık açıklamasında Husilere saldırgan eylemlerine son verme çağrısı yapılırken, Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğüne destek yinelendi. Ancak açıklamada Mekke İttifakı'na herhangi bir atıfta bulunulmaması dikkat çekti. Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Direktörü Sinan Ülgen, söz konusu ittifak anlaşmasının henüz TBMM onayından geçmediğini hatırlatarak, Türkiye'nin mevcut durumda hukuki bir askeri yükümlülüğünün bulunmadığını belirtti. Ülgen, anayasal süreçler tamamlanmadan Türkiye'nin bir çatışmaya dahil olmasının mümkün olmadığını vurguladı.

Akademik çevrelerde ise bu durum farklı şekillerde yorumlanıyor. Birmingham Üniversitesi'nden Umer Karim, Husilerin ciddi bir askeri tehdit oluşturduğunu ve bu durumun Pakistan ile Suudi Arabistan arasındaki ikili savunma anlaşmasını tetikleyebileceğini ifade etti. Öte yandan Georgetown Üniversitesi'nden Profesör Mehran Kamrava, Pakistan'ın Suudi Arabistan tarafından Yemen'e yönelik düzenlenecek bir askeri müdahaleye katılmayacağını öne sürerek, Mekke İttifakı'nın bu tür bir saldırganlık durumunda nasıl bir sınav vereceğinin belirsiz olduğunu belirtti.

2014 yılından bu yana Yemen'de hükümet güçleriyle iç savaş halinde olan Husiler, kendilerini İran öncülüğündeki direniş ekseninin bir parçası olarak tanımlıyor. Başkent Sana dahil olmak üzere Yemen topraklarının yaklaşık üçte birini kontrol eden grup, son dönemde Kızıldeniz'deki gemi trafiğini hedef alan eylemleriyle de uluslararası gündemde yer alıyor. 2022 yılındaki ateşkesle görece durulan çatışmalar, bölgesel gerilimlerin artmasıyla birlikte yeniden şiddetlenmiş durumda.
REKLAM ALANI · ARTICLE_BOTTOM