REKLAM ALANI · ARTICLE_TOP
Antalya’da yaşayan heykeltıraş Cem Güney Çevikbaş, Çanakkale’deki Truva Atı’ndan esinlenerek Antalya’nın tarihsel mirasını temsil edecek anıtsal bir Likya Atı heykeli tasarladı. Yaklaşık 2-3 yıldır üzerinde çalıştığı projeyi hayata geçirmeyi hedefleyen Çevikbaş, 8-9 metre yüksekliğinde planlanan heykelin ön çalışmasını Uluslararası Kaleiçi Old Town Festivali kapsamında ziyaretçilerin beğenisine sundu. Sanatçı, dört gün boyunca festival alanında eserin yapım aşamalarını sergileyerek kamuoyunda farkındalık oluşturmayı amaçladı.
Likya uygarlığına dair yaptığı araştırmalarda at figürünün merkezi bir rol oynadığını fark ettiğini belirten Çevikbaş, bu canlıların Likyalıların yaşamında, ticaretinde ve savaşlarında vazgeçilmez bir unsur olduğunu vurguladı. Antalya Müzesi’ndeki incelemelerinde, Likya dönemine ait mezar taşları, steller ve sikkelerde kralların kendileri yerine atlarını temsil ettirdiklerini gözlemlediğini ifade eden sanatçı, bu durumun kendisini derinden etkilediğini dile getirdi. Toroslar’ın zorlu coğrafyasında atların hayati önem taşıdığını ve Likyalıların öldüklerinde atlarıyla birlikte gömülmeyi tercih ettiklerini hatırlatan Çevikbaş, bu kültürel mirastan beslendiğini belirtti.
Projenin hayata geçirilmesi sürecinde daha önce Kültür Yolu Festivali’nde yaptığı benzer bir çalışmanın ardından Antalya Valiliği ve İl Kültür Müdürlüğü’nden destek gördüğünü aktaran Çevikbaş, büyük heykelin temellerini 2027 yılının başında atmayı planladığını açıkladı. Sanatçı, bu eserin sadece bir heykel değil, aynı zamanda Likya Yolu’nun tanıtımına katkı sağlayacak bir sembol olacağını ifade etti. Gelecekte yolun başlangıç ve bitiş noktalarında karşılıklı iki heykelin yer alabileceği bir vizyon çizen Çevikbaş, projenin kamuya mal olacak bir çalışma olduğunu vurgulayarak Kültür Bakanlığı ve ilgili kamu kurumlarından destek beklediğini yineledi.
Antalyalılara Likya uygarlığını araştırmaları çağrısında bulunan heykeltıraş, bu kadim medeniyetin demokrasi ve insan hakları konularında yüzyıllar öncesinden önemli bir miras bıraktığını belirtti. Demre’deki Likya Müzesi’nin bu konuda önemli bir kaynak olduğunu hatırlatan Çevikbaş, yaşadığı toprakların tarihinden ilham alarak sanat üretmeye devam edeceğini ifade etti.
Likya uygarlığına dair yaptığı araştırmalarda at figürünün merkezi bir rol oynadığını fark ettiğini belirten Çevikbaş, bu canlıların Likyalıların yaşamında, ticaretinde ve savaşlarında vazgeçilmez bir unsur olduğunu vurguladı. Antalya Müzesi’ndeki incelemelerinde, Likya dönemine ait mezar taşları, steller ve sikkelerde kralların kendileri yerine atlarını temsil ettirdiklerini gözlemlediğini ifade eden sanatçı, bu durumun kendisini derinden etkilediğini dile getirdi. Toroslar’ın zorlu coğrafyasında atların hayati önem taşıdığını ve Likyalıların öldüklerinde atlarıyla birlikte gömülmeyi tercih ettiklerini hatırlatan Çevikbaş, bu kültürel mirastan beslendiğini belirtti.
Projenin hayata geçirilmesi sürecinde daha önce Kültür Yolu Festivali’nde yaptığı benzer bir çalışmanın ardından Antalya Valiliği ve İl Kültür Müdürlüğü’nden destek gördüğünü aktaran Çevikbaş, büyük heykelin temellerini 2027 yılının başında atmayı planladığını açıkladı. Sanatçı, bu eserin sadece bir heykel değil, aynı zamanda Likya Yolu’nun tanıtımına katkı sağlayacak bir sembol olacağını ifade etti. Gelecekte yolun başlangıç ve bitiş noktalarında karşılıklı iki heykelin yer alabileceği bir vizyon çizen Çevikbaş, projenin kamuya mal olacak bir çalışma olduğunu vurgulayarak Kültür Bakanlığı ve ilgili kamu kurumlarından destek beklediğini yineledi.
Antalyalılara Likya uygarlığını araştırmaları çağrısında bulunan heykeltıraş, bu kadim medeniyetin demokrasi ve insan hakları konularında yüzyıllar öncesinden önemli bir miras bıraktığını belirtti. Demre’deki Likya Müzesi’nin bu konuda önemli bir kaynak olduğunu hatırlatan Çevikbaş, yaşadığı toprakların tarihinden ilham alarak sanat üretmeye devam edeceğini ifade etti.
REKLAM ALANI · ARTICLE_BOTTOM
