REKLAM ALANI · ARTICLE_TOP
Devlet Memurları Sendikası (DMS) Genel Başkanı Tuncay Cengiz, kamu personel sisteminin temelini oluşturan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun güncel ihtiyaçları karşılamaktan uzaklaştığını belirterek kapsamlı bir reform çağrısında bulundu. 2 Ekim 2026 tarihinde yaptığı yazılı açıklamada Cengiz, 1965 yılında yürürlüğe giren kanunun mevcut yapısıyla sürdürülemez bir noktaya geldiğini vurguladı.
Cengiz, yaklaşık 5,4 milyon kamu görevlisinin 3,5 milyonunun 657 sayılı Kanun'a tabi olduğunu hatırlatarak, yasanın yıllar içerisinde geçirdiği değişimlerle bir "yamalı bohçaya" dönüştüğünü ifade etti. Paylaşılan verilere göre, kanun üzerinde bugüne kadar 549 farklı düzenleme yapıldı. Bu süreçte 283 madde değişikliği gerçekleştirilirken, 61 yeni düzenleme eklendi, 19 ek ve geçici madde ihdas edildi ve 186 madde ile fıkra mülga edilerek metinden çıkarıldı.
Sendika Başkanı, kamu personel sistemindeki karmaşanın sadece 657 sayılı Kanun ile sınırlı olmadığını belirtti. Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, Hakimler ve Savcılar Kanunu, Yükseköğretim Personel Kanunu, Uzman Erbaş ve Uzman Jandarma kanunları ile 399 ve 375 sayılı kanun hükmünde kararnamelerin de sistemi parçalı bir yapıya büründürdüğünü savundu. 2015 yılında hükümet tarafından başlatılan ancak devam ettirilmeyen benzer çalışmaların önemine dikkat çeken Cengiz, artık parçalı düzenlemeler yerine bütüncül bir anlayışın benimsenmesi gerektiğini kaydetti.
Cengiz'in önerdiği yeni sistemin temelinde liyakat, kariyer planlaması ve devlet memurlarının iş güvencesinin korunması yer alıyor. Yeni düzenlemenin insan odaklı, şeffaf, hesap verebilir ve özgürlükçü bir anlayışla tasarlanması gerektiğini belirten Cengiz; mali haklar ile kariyer basamaklarında objektifliğin sağlanması, performans değerlendirme sistemlerinin kurulması ve iş sağlığı ile güvenliği esaslarının güçlendirilmesi taleplerini dile getirdi.
Son olarak, 1965 yılından bu yana yürürlükte olan kanunun 2026 Türkiye'sinin ihtiyaçlarına yanıt veremediğini yineleyen Tuncay Cengiz, "657 sayılı Kanun'un üzerine yeni yamalar eklemek yerine, kamu çalışanlarının ve kamu hizmetinin ihtiyaçlarını karşılayacak yeni bir sistem kurulmalıdır" diyerek, özlük, mali ve sosyal haklarda eşitlikçi ve dengeli bir yaklaşımın esas alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
Cengiz, yaklaşık 5,4 milyon kamu görevlisinin 3,5 milyonunun 657 sayılı Kanun'a tabi olduğunu hatırlatarak, yasanın yıllar içerisinde geçirdiği değişimlerle bir "yamalı bohçaya" dönüştüğünü ifade etti. Paylaşılan verilere göre, kanun üzerinde bugüne kadar 549 farklı düzenleme yapıldı. Bu süreçte 283 madde değişikliği gerçekleştirilirken, 61 yeni düzenleme eklendi, 19 ek ve geçici madde ihdas edildi ve 186 madde ile fıkra mülga edilerek metinden çıkarıldı.
Sendika Başkanı, kamu personel sistemindeki karmaşanın sadece 657 sayılı Kanun ile sınırlı olmadığını belirtti. Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, Hakimler ve Savcılar Kanunu, Yükseköğretim Personel Kanunu, Uzman Erbaş ve Uzman Jandarma kanunları ile 399 ve 375 sayılı kanun hükmünde kararnamelerin de sistemi parçalı bir yapıya büründürdüğünü savundu. 2015 yılında hükümet tarafından başlatılan ancak devam ettirilmeyen benzer çalışmaların önemine dikkat çeken Cengiz, artık parçalı düzenlemeler yerine bütüncül bir anlayışın benimsenmesi gerektiğini kaydetti.
Cengiz'in önerdiği yeni sistemin temelinde liyakat, kariyer planlaması ve devlet memurlarının iş güvencesinin korunması yer alıyor. Yeni düzenlemenin insan odaklı, şeffaf, hesap verebilir ve özgürlükçü bir anlayışla tasarlanması gerektiğini belirten Cengiz; mali haklar ile kariyer basamaklarında objektifliğin sağlanması, performans değerlendirme sistemlerinin kurulması ve iş sağlığı ile güvenliği esaslarının güçlendirilmesi taleplerini dile getirdi.
Son olarak, 1965 yılından bu yana yürürlükte olan kanunun 2026 Türkiye'sinin ihtiyaçlarına yanıt veremediğini yineleyen Tuncay Cengiz, "657 sayılı Kanun'un üzerine yeni yamalar eklemek yerine, kamu çalışanlarının ve kamu hizmetinin ihtiyaçlarını karşılayacak yeni bir sistem kurulmalıdır" diyerek, özlük, mali ve sosyal haklarda eşitlikçi ve dengeli bir yaklaşımın esas alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
REKLAM ALANI · ARTICLE_BOTTOM
