REKLAM ALANI · ARTICLE_TOP
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında iktidarın tarım ve orman politikalarına yönelik sert eleştirilerde bulundu. Sarıbal, çiftçilerin içinde bulunduğu ekonomik darboğrafa dikkat çekerek, tarımsal kaynaklı kredi borçlarının 1,5 trilyon liranın üzerine çıktığını açıkladı. Çiftçinin sadece üretim maliyetleri altında ezilmediğini, insanca yaşama maliyetlerinin de karşılanamadığını vurgulayan Sarıbal, bu tablonun sürdürülebilir olmadığını ifade etti.
Ayçiçeği üretimine özel bir parantez açan Sarıbal, Trakya Birlik, Çukobirlik ve Konya Şeker tarafından açıklanan fiyatların geçen yıla göre ortalama yüzde 12,1 civarında artış gösterdiğini belirtti. Mazot, gübre ve işçilik gibi temel girdi maliyetlerinde yüzde 60 ile yüzde 90 arasında değişen artışlar yaşandığını hatırlatan Sarıbal, açıklanan fiyatların çiftçinin beklentisini karşılamaktan uzak olduğunu savundu. Sarıbal, kilogram başına verilen 2 lira civarındaki desteklemenin de girdileri karşılamada yetersiz kaldığını vurguladı.
Sarıbal, tarımsal sorunların çözümü için beş yıllık planlama, taban fiyat uygulaması, lisanslı depoculuğun yaygınlaştırılması ve ithalatın yerli üretimi baskılamayacak şekilde düzenlenmesi gibi öneriler sundu. Özellikle gümrük vergisi muafiyetlerinin ve bazı ülkelere tanınan imtiyazların yerli üreticiyi mağdur ettiğini belirten Sarıbal, sulama suyu ve elektrik maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, iklim değişikliğine karşı kuraklığa dayanıklı tohum çeşitleri üzerine AR-GE çalışmalarının artırılmasının önemine değindi.
Orman politikalarını da gündeme getiren Sarıbal, 2018 yılından bu yana yaklaşık 96 bin dönüm orman alanının çeşitli gerekçelerle vasfını yitirdiğini belirtti. Ormanların sanayi, maden ve turizm gibi sektörlere tahsis edilmesinin ekosisteme zarar verdiğini savunan Sarıbal, orman köylüsünün ve çiftçisinin desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Sarıbal, "Orman yoksa su yoktur, yaşam yoktur" diyerek orman varlığının korunması çağrısında bulundu.
Son olarak, mevcut ekonomik sorunların temelinde iktidarın tarım ve ekonomi politikalarının yattığını savunan Sarıbal, "Sorun bellidir, çözüm de bellidir" diyerek, tarımsal üretimde onurlu ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için yeni bir anlayışa ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekledi.
Ayçiçeği üretimine özel bir parantez açan Sarıbal, Trakya Birlik, Çukobirlik ve Konya Şeker tarafından açıklanan fiyatların geçen yıla göre ortalama yüzde 12,1 civarında artış gösterdiğini belirtti. Mazot, gübre ve işçilik gibi temel girdi maliyetlerinde yüzde 60 ile yüzde 90 arasında değişen artışlar yaşandığını hatırlatan Sarıbal, açıklanan fiyatların çiftçinin beklentisini karşılamaktan uzak olduğunu savundu. Sarıbal, kilogram başına verilen 2 lira civarındaki desteklemenin de girdileri karşılamada yetersiz kaldığını vurguladı.
Sarıbal, tarımsal sorunların çözümü için beş yıllık planlama, taban fiyat uygulaması, lisanslı depoculuğun yaygınlaştırılması ve ithalatın yerli üretimi baskılamayacak şekilde düzenlenmesi gibi öneriler sundu. Özellikle gümrük vergisi muafiyetlerinin ve bazı ülkelere tanınan imtiyazların yerli üreticiyi mağdur ettiğini belirten Sarıbal, sulama suyu ve elektrik maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, iklim değişikliğine karşı kuraklığa dayanıklı tohum çeşitleri üzerine AR-GE çalışmalarının artırılmasının önemine değindi.
Orman politikalarını da gündeme getiren Sarıbal, 2018 yılından bu yana yaklaşık 96 bin dönüm orman alanının çeşitli gerekçelerle vasfını yitirdiğini belirtti. Ormanların sanayi, maden ve turizm gibi sektörlere tahsis edilmesinin ekosisteme zarar verdiğini savunan Sarıbal, orman köylüsünün ve çiftçisinin desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Sarıbal, "Orman yoksa su yoktur, yaşam yoktur" diyerek orman varlığının korunması çağrısında bulundu.
Son olarak, mevcut ekonomik sorunların temelinde iktidarın tarım ve ekonomi politikalarının yattığını savunan Sarıbal, "Sorun bellidir, çözüm de bellidir" diyerek, tarımsal üretimde onurlu ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için yeni bir anlayışa ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekledi.
REKLAM ALANI · ARTICLE_BOTTOM
