REKLAM ALANI · ARTICLE_TOP
Ankara'nın Keçiören ilçesinde, 14 Haziran 2023 tarihinde meydana gelen ve iki kişinin ölümüyle sonuçlanan ilaçlama faciasına ilişkin yargı sürecinde yeni bir gelişme yaşandı. Cibuti uyruklu Ramadan Abass Aden'in evindeki haşere sorununu gidermek için internet üzerinden anlaştığı İbrahim Çatuk ve üvey oğlu Burak Akça tarafından gerçekleştirilen ilaçlama işlemi, aynı binada yaşayan Sabancılar ailesinin zehirlenmesine yol açtı. İlaçlamadan bir gün sonra rahatsızlanan Türkan Sabancılar ve kızı Elif Sude Sabancılar, kaldırıldıkları hastanede hayatlarını kaybetti. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, anne ve kızının ölüm nedeninin, depo ve ambarlarda kullanılan alüminyum fosfit içerikli maddenin yol açtığı zehirlenme olduğu tespit edildi.
Olayın ardından Ankara 31'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk davada, İbrahim Çatuk 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırılmış, Burak Akça ve ev sahibi ise beraat etmişti. Kararın istinaf aşamasından sonra taşındığı Yargıtay 12'nci Ceza Dairesi, sanığın eyleminin suç vasfını doğru bulmakla birlikte, verilen 18 yıllık hapis cezasını 'orantısız' bularak bozdu.
Yargıtay, sanığın asli kusurlu olduğunu kabul etmekle beraber, Türk Ceza Kanunu'nda 2 ile 15 yıl arasında öngörülen ceza aralığında, temel cezanın 12 yıl olarak belirlenmesinin benzer olaylarla kıyaslandığında orantılılık ilkesine aykırı olduğunu vurguladı. Ayrıca Yargıtay, taksirli suçlarda 'suçun işlenmesinde kullanılan araçların' temel ceza belirlenirken gerekçe gösterilemeyeceğine dikkat çekti. Bu gerekçelerle hükmü bozan Yargıtay, Burak Akça hakkındaki beraat kararını ise onadı.
Yargıtay'ın bozma kararının ardından dosya yeniden Ankara 31'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Mahkeme heyeti, yapılan yeniden yargılama sonucunda İbrahim Çatuk'a 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 12 yıl hapis cezası verdi.
Olayın ardından Ankara 31'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk davada, İbrahim Çatuk 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırılmış, Burak Akça ve ev sahibi ise beraat etmişti. Kararın istinaf aşamasından sonra taşındığı Yargıtay 12'nci Ceza Dairesi, sanığın eyleminin suç vasfını doğru bulmakla birlikte, verilen 18 yıllık hapis cezasını 'orantısız' bularak bozdu.
Yargıtay, sanığın asli kusurlu olduğunu kabul etmekle beraber, Türk Ceza Kanunu'nda 2 ile 15 yıl arasında öngörülen ceza aralığında, temel cezanın 12 yıl olarak belirlenmesinin benzer olaylarla kıyaslandığında orantılılık ilkesine aykırı olduğunu vurguladı. Ayrıca Yargıtay, taksirli suçlarda 'suçun işlenmesinde kullanılan araçların' temel ceza belirlenirken gerekçe gösterilemeyeceğine dikkat çekti. Bu gerekçelerle hükmü bozan Yargıtay, Burak Akça hakkındaki beraat kararını ise onadı.
Yargıtay'ın bozma kararının ardından dosya yeniden Ankara 31'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Mahkeme heyeti, yapılan yeniden yargılama sonucunda İbrahim Çatuk'a 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 12 yıl hapis cezası verdi.
REKLAM ALANI · ARTICLE_BOTTOM
