REKLAM ALANI · ARTICLE_TOP
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Nefes Gazetesi yazarı Aytunç Erkin'e verdiği röportajda, Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifa etme sürecine, Cumhurbaşkanlığı adaylığına ve siyasi geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu. 3 Ekim 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan değerlendirmelerinde Yavaş, istifa kararının arka planındaki gelişmeleri detaylandırdı.
Yavaş, istifa sürecinin Faik Öztrak'ın açıklamalarıyla başladığını belirtti. O dönemde bir istifa metni hazırladığını ancak Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini arayarak bu durumu önemsememesi yönünde tavsiyede bulunduğunu aktardı. Yavaş, Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmenin ardından istifa kararını rafa kaldırdığını, ancak daha sonra Müslim Bey'in yaptığı açıklamaların ardından kararını kesinleştirerek istifa ettiğini ifade etti.
Röportajda gündeme gelen en dikkat çekici konulardan biri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile 9 Eylül'de Beştepe'de gerçekleştirdiği görüşmenin ardından ortaya atılan "AK Parti'ye geçecek misiniz?" sorusu oldu. Yavaş, bu iddialara yanıt verirken doğrudan istifa metnindeki ifadelere atıfta bulundu. Yavaş, "Seçmenin onaylamadığı siyasi adreslere taşınmayı doğru bulmuyorum" diyerek, seçmen iradesinin önemine vurgu yaptı.
İstifa metninde yer alan "İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir" ifadelerini hatırlatan Yavaş, seçmen iradesini yok saymanın ve alınan makamları seçmenin onaylamadığı adreslere taşımanın doğru olmadığını belirtti. Yavaş, "Seçmenin iradesine sadakat siyasetin namusudur" diyerek konuya ilişkin duruşunu netleştirdi.
Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına da değinen Yavaş, "İzleyip göreceğiz. Önceliğimiz Ankara" diyerek mevcut görevine odaklandığını belirtti. Yavaş'ın önündeki süreci değerlendirirken; seçim sistemi, olası bir sistem değişikliği, kamuoyu araştırmalarının sonuçları, muhalefetin ortak aday belirleme durumu ve YENİ Parti'nin kasım ayındaki kurultayının ardından yaşanacak gelişmeleri yakından takip ettiği ifade edildi.
Yavaş, istifa sürecinin Faik Öztrak'ın açıklamalarıyla başladığını belirtti. O dönemde bir istifa metni hazırladığını ancak Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini arayarak bu durumu önemsememesi yönünde tavsiyede bulunduğunu aktardı. Yavaş, Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmenin ardından istifa kararını rafa kaldırdığını, ancak daha sonra Müslim Bey'in yaptığı açıklamaların ardından kararını kesinleştirerek istifa ettiğini ifade etti.
Röportajda gündeme gelen en dikkat çekici konulardan biri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile 9 Eylül'de Beştepe'de gerçekleştirdiği görüşmenin ardından ortaya atılan "AK Parti'ye geçecek misiniz?" sorusu oldu. Yavaş, bu iddialara yanıt verirken doğrudan istifa metnindeki ifadelere atıfta bulundu. Yavaş, "Seçmenin onaylamadığı siyasi adreslere taşınmayı doğru bulmuyorum" diyerek, seçmen iradesinin önemine vurgu yaptı.
İstifa metninde yer alan "İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir" ifadelerini hatırlatan Yavaş, seçmen iradesini yok saymanın ve alınan makamları seçmenin onaylamadığı adreslere taşımanın doğru olmadığını belirtti. Yavaş, "Seçmenin iradesine sadakat siyasetin namusudur" diyerek konuya ilişkin duruşunu netleştirdi.
Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına da değinen Yavaş, "İzleyip göreceğiz. Önceliğimiz Ankara" diyerek mevcut görevine odaklandığını belirtti. Yavaş'ın önündeki süreci değerlendirirken; seçim sistemi, olası bir sistem değişikliği, kamuoyu araştırmalarının sonuçları, muhalefetin ortak aday belirleme durumu ve YENİ Parti'nin kasım ayındaki kurultayının ardından yaşanacak gelişmeleri yakından takip ettiği ifade edildi.
REKLAM ALANI · ARTICLE_BOTTOM
