REKLAM ALANI · ARTICLE_TOP
AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, TBMM Genel Kurulu'nda kamuoyunda "fon krizi" olarak bilinen sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yüksel, 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verildiğini ve bu süreçte 85'i tutuklu, 97'si adli kontrol altında olmak üzere toplam 206 şüpheli hakkında soruşturma yürütüldüğünü açıkladı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaların; bilgi suistimali, piyasa dolandırıcılığı, nitelikli dolandırıcılık, örgüt kurma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarını kapsadığı belirtildi.
Yüksel, fon piyasasında yaşanan durumun sistemin bütününe yönelik bir risk teşkil etmediğini, 2 Ekim 2026 itibarıyla tasfiyedeki fonların hane halkı finansal varlıklarının yüzde 2,4'üne denk geldiğini ifade etti. Sürecin Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı koordinasyonunda yürütüldüğünü belirten Yüksel, "Gönüllü iade bir af değildir. Yapılan iade, ilgililerin hukuki sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmayacaktır" diyerek yargı sürecinin kararlılıkla devam edeceğini vurguladı. Ayrıca, Devlet Denetleme Kurulu'nun konuyu incelemek üzere görevlendirildiği ve Fon Tasfiye Koordinasyon Kurulu'nun oluşturulduğu bilgisi paylaşıldı.
Tasfiye sürecinde kamu kaynağı kullanılmayacağını belirten Yüksel, zararın faturasının sorumlulara ödetileceğini ifade etti. Tasfiye işlemlerinin Ziraat Bankası ve İş Bankası tarafından yürütüldüğünü belirten Yüksel, küçük yatırımcıların korunmasına öncelik verileceğini ve net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılara tutarın tamamının, üzerinde olanlara ise 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılacağını duyurdu. Yüksel, piyasadaki manipülasyon iddialarına karşı 1 Temmuz-16 Eylül arasındaki çıkışların incelendiğini, 46 tüzel kişi ile 42 gerçek kişinin mal varlıklarının dondurulduğunu hatırlattı. Son olarak, bu tedbirlerin 17 Eylül'de başlamadığını, 2024 yılından bu yana aşamalı olarak hayata geçirilen düzenlemelerle risklerin yönetilmeye çalışıldığını sözlerine ekledi.
Yüksel, fon piyasasında yaşanan durumun sistemin bütününe yönelik bir risk teşkil etmediğini, 2 Ekim 2026 itibarıyla tasfiyedeki fonların hane halkı finansal varlıklarının yüzde 2,4'üne denk geldiğini ifade etti. Sürecin Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı koordinasyonunda yürütüldüğünü belirten Yüksel, "Gönüllü iade bir af değildir. Yapılan iade, ilgililerin hukuki sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmayacaktır" diyerek yargı sürecinin kararlılıkla devam edeceğini vurguladı. Ayrıca, Devlet Denetleme Kurulu'nun konuyu incelemek üzere görevlendirildiği ve Fon Tasfiye Koordinasyon Kurulu'nun oluşturulduğu bilgisi paylaşıldı.
Tasfiye sürecinde kamu kaynağı kullanılmayacağını belirten Yüksel, zararın faturasının sorumlulara ödetileceğini ifade etti. Tasfiye işlemlerinin Ziraat Bankası ve İş Bankası tarafından yürütüldüğünü belirten Yüksel, küçük yatırımcıların korunmasına öncelik verileceğini ve net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılara tutarın tamamının, üzerinde olanlara ise 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılacağını duyurdu. Yüksel, piyasadaki manipülasyon iddialarına karşı 1 Temmuz-16 Eylül arasındaki çıkışların incelendiğini, 46 tüzel kişi ile 42 gerçek kişinin mal varlıklarının dondurulduğunu hatırlattı. Son olarak, bu tedbirlerin 17 Eylül'de başlamadığını, 2024 yılından bu yana aşamalı olarak hayata geçirilen düzenlemelerle risklerin yönetilmeye çalışıldığını sözlerine ekledi.
REKLAM ALANI · ARTICLE_BOTTOM
