REKLAM ALANI · ARTICLE_TOP
Avrupa Birliği (AB) Sayıştayı tarafından yayımlanan 2025 yılı denetim raporu, Birlik bütçesinin kullanımına dair kritik verileri ortaya koydu. Yapılan incelemeler sonucunda, 2025 yılı içerisinde gerçekleştirilen yaklaşık 176,3 milyar avroluk toplam harcamanın 6,7 milyar avrosunun AB mevzuatına aykırı olduğu tespit edildi. Raporda, harcamalardaki hata oranının 2023 yılında yüzde 5,6, 2024 yılında ise yüzde 3,6 seviyesinde gerçekleştiği hatırlatıldı. AB standartlarına göre yüzde 2'yi aşan hata payı, önemli düzeyde usulsüzlük olarak kabul ediliyor.
Denetimlerde öne çıkan temel sorunlar arasında kamu ihalelerindeki kural ihlalleri ve fonların belirlenen kriterlere uymayan projelerde kullanılması yer aldı. Raporda, yaklaşık 650 milyar avroluk büyüklüğe sahip Kovid-19 ekonomik toparlanma fonuna yönelik özel bir inceleme de yapıldı. 2025 yılında üye ülkelere gerçekleştirilen 37 ayrı ödemeden 9'unun, belirlenen koşulları karşılamadığı ve ihale süreçlerinde usulsüzlükler yaşandığı saptandı.
Sayıştay Başkanı Tony Murphy, bazı projelerde hedeflerin sonradan düşürülerek ödemelerin kolaylaştırılmaya çalışıldığına dikkat çekti. Murphy, Lüksemburg'da başlatılan bir tele-tıp uygulamasının kapsamının, tüm ülke sakinlerine hizmet verecek şekilde planlanmasına rağmen daha sonra nüfusun küçük bir kısmına indirgendiğini örnek gösterdi. Bu tür uygulamaların, fonların verimliliğini zedelediği uyarısında bulunuldu.
Denetim sonuçlarının, 2028-2034 dönemini kapsayacak yeni bütçe müzakerelerinde belirleyici olması bekleniyor. Avrupa Komisyonu, gelecekteki fon tahsislerinin üye ülkelerdeki reformlara ve somut hedeflere daha sıkı bağlanması gerektiğini savunuyor. Sayıştay ise hata oranının doğrudan yolsuzluk veya israf anlamına gelmediğini, ancak kurallara uygun kullanılmayan harcamaların tahmini büyüklüğünü yansıttığını vurguladı.
Raporda ayrıca AB'nin mali geleceğine dair endişe verici projeksiyonlar paylaşıldı. Birlik borçlarının 2027 yılına kadar 1 trilyon avroya ulaşabileceği ve bu borçların geri ödemesinin bütçe üzerinde ciddi bir yük oluşturacağı belirtildi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sayıştay üyesi Daniel Caspary, orta vadede üye ülkelerin bütçeye olan katkılarının artabileceğini ifade etti. Caspary, bu durumun özellikle Birliğin en büyük net katkı sağlayıcısı olan Almanya üzerinde önemli bir mali baskı yaratabileceğine dikkat çekti.
Denetimlerde öne çıkan temel sorunlar arasında kamu ihalelerindeki kural ihlalleri ve fonların belirlenen kriterlere uymayan projelerde kullanılması yer aldı. Raporda, yaklaşık 650 milyar avroluk büyüklüğe sahip Kovid-19 ekonomik toparlanma fonuna yönelik özel bir inceleme de yapıldı. 2025 yılında üye ülkelere gerçekleştirilen 37 ayrı ödemeden 9'unun, belirlenen koşulları karşılamadığı ve ihale süreçlerinde usulsüzlükler yaşandığı saptandı.
Sayıştay Başkanı Tony Murphy, bazı projelerde hedeflerin sonradan düşürülerek ödemelerin kolaylaştırılmaya çalışıldığına dikkat çekti. Murphy, Lüksemburg'da başlatılan bir tele-tıp uygulamasının kapsamının, tüm ülke sakinlerine hizmet verecek şekilde planlanmasına rağmen daha sonra nüfusun küçük bir kısmına indirgendiğini örnek gösterdi. Bu tür uygulamaların, fonların verimliliğini zedelediği uyarısında bulunuldu.
Denetim sonuçlarının, 2028-2034 dönemini kapsayacak yeni bütçe müzakerelerinde belirleyici olması bekleniyor. Avrupa Komisyonu, gelecekteki fon tahsislerinin üye ülkelerdeki reformlara ve somut hedeflere daha sıkı bağlanması gerektiğini savunuyor. Sayıştay ise hata oranının doğrudan yolsuzluk veya israf anlamına gelmediğini, ancak kurallara uygun kullanılmayan harcamaların tahmini büyüklüğünü yansıttığını vurguladı.
Raporda ayrıca AB'nin mali geleceğine dair endişe verici projeksiyonlar paylaşıldı. Birlik borçlarının 2027 yılına kadar 1 trilyon avroya ulaşabileceği ve bu borçların geri ödemesinin bütçe üzerinde ciddi bir yük oluşturacağı belirtildi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sayıştay üyesi Daniel Caspary, orta vadede üye ülkelerin bütçeye olan katkılarının artabileceğini ifade etti. Caspary, bu durumun özellikle Birliğin en büyük net katkı sağlayıcısı olan Almanya üzerinde önemli bir mali baskı yaratabileceğine dikkat çekti.
REKLAM ALANI · ARTICLE_BOTTOM
